Laboratuvarımız Koronavirüs (COVID-19) pandemisi tanındığından itibaren, üyesi olduğumuz AACC (American Association of Clinical Chemists / Amerikan Klinik Biyokimya Derneği)’nin tüm çalışmalarını izlemektedir. Bu sayfada bulunan tüm videolar, Sars-COVID-2, yani COVID-19’un tanısında ve virüsten korunmada ne aşamada olduğumuzu gösteren güncel bilgilerle donatılmış olan AACC web sitesinden alınmıştır. Kuruluşun üyesi olan laboratuvarımız bunları Türkçeye çevirerek sizlere bilgi amaçlı hazırlamıştır.

 

Koronavirüs testleri nelerdir?

COVID-19 Enfeksiyonunu saptamak için şu an dünyada uygulanan testleri sizleri bilgilendirme amacı ile aşağıda özetledik. 

PCR Testi

Virüsün genetik bilgisini (Viral-RNA) ve kişiyi enfekte edip etmediği konusunda bilgi veren testlerdir. Bu test ancak enfeksiyonun erken döneminde, kişi aktif olarak enfekte iken ve henüz antikorlar oluşmamışken sonuç verebilmektedir. Pozitif sonuç alınanlarda hem test öncesinde ilişkide oldukları kişiler, hem de kendileri hemen izole edilerek virüsün başkalarına taşınma riski önemli ölçüde azaltılabilir. Böylece virüsün insandan insana bulaşma zinciri kırılmış olur. Test burun sürüntüsünden örnek alınarak uygulanır. Test sonuçlarındaki hata payı oranı (yanlış negatif sonuç alımı) %15-20 seviyelerindedir. Bu sonuçlar numune alımındaki hatalar ve uygulanan PCR test yöntemlerindeki farklılıklardan kaynaklanabilir.

Serolojik Test (Antikor Testi)

Kişinin virüse maruz kalması sonucunda vücuttaki savunma sisteminin virüse karşı aktifleştiğini gösteren testtir. Test sonucu pozitif ise vücudun virüsle herhangi bir şekilde tanışmış olduğu anlaşılır. Ancak bu test ile antikorların ne zaman oluştuğu veya bunun sonucunda vücudun hastalığı yenip yenmediğine dair bir anlam çıkarılamaz. Test sonucu negatif ise virüsün kesinlikle yok olduğu anlamı çıkarılamaz, çünkü virüs vücuda girdikten sonra savunma sisteminin aktifleşmesi zaman alır. Virüs vücutta olmasına rağmen henüz savunma sistemi yanıtı oluşmadı ise, negatif sonuç alınabilir. Testin virüse maruz kalınan ilk günlerde aktif enfeksiyonu göstermeme ihtimali daha çoktur; çünkü genellikle antikorlar virüslerin vücuda girmesinden 1 veya 2 hafta sonra oluşmaya başlar. Ancak unutulmamalıdır ki, COVID-19 için vücudun savunma sistemi cevabının ne zaman oluştuğu konusunda kesin bir bilgi yoktur – bu süre 1-2 haftadan daha uzun da olabilir. Ayrıca, her virüste olduğu gibi, COVID-19’da da vücudun savunma sisteminin cevap süresi kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bu nedenlerle, negatif sonuç bize maalesef COVID-19 enfeksiyonunun var olmadığı ile ilgili kesin bilgi verememektedir.

Unutulmamalıdır ki, PCR ve Seroloji (antikor) testleri dünyada yapılan tüm tarama testlerinin iki farklı yoludur. COVID-19 için daha kesin ve güvenilir testler için çalışmalar halen bilim adamlarınca araştırılmaktadır.

LFIA (Lateral Flow Assay)

İdrar, kan, tükrük, ter, serum ve diğer sıvılardan virüsün direkt olarak test edildiği, 15 dakika içinde sonuçlanan testtir. Test biyolojik maddeyi bir strip boyunca, sadece o virüs için geliştirilmiş antikorlarla bağlayarak, antijenin (virüsün) varlığını ortaya çıkarır. Bu testte virüsün direkt kendisi yakalanarak varlığı saptanabilmektedir, ancak test hem zaman olarak uzun sürer, hem de hala hata payı vardır.

Hızlı Antijen Testi

Tek başına COVID-19 testi değildir, tüm SARS CoV-2 ailesi virüslerini saptar. Bu nedenle test sonucunun pozitif olması vücutta kesinlikle COVID-19 değil, ancak SARS CoV-2 ailesinden COVID-19 da dahil herhangi bir virüsün varlığını gösterir. Ancak, bu test sayesinde, virüsün COVID-19 olması ihtimaline karşın, daha ileri COVID-19 testine gerek kalmadan derhal tedaviye geçilebilir. Böylece zaman kaybedilmemiş olur. Testin amacı direkt COVID-19’a yönelik bir testin yokluğunda tanı ve tedaviyi hızlandırmaktır. Testin diğer avantajları da toplam 2,5 saat içinde sonuçlanması ve numune taşıma ve işleme kaynaklı bulaşma ve yayılma riskinin çok düşük olmasıdır.

 

Koronavirüs tespiti için hangi testleri çalışıyorsunuz?

Kurumumuzda SARS-CoV-2 (COVID-19) PCR testi ve IgA, IgM ve IgG antikor (bağışıklık) testleri çalışılmaktadır. PCR testi sürüntüden, antikor testi ise kandan çalışılır.

Sağlık Bakanlığı 28/10/2020 tarihi itibariyle kurumumuzu COVID-19 (SARS –CoV-2) hastalığı şüphesiyle başvuran kişilere PCR testi yapmaya yetkili laboratuvar olarak belirlemiştir.

Bu doğrultuda, SARS-CoV-2 (COVID-19) şüphesi ile başvuran tüm hastalarımız kurumumuzda PCR testi ve IgA, IgM ve IgG antikor (bağışıklık) testlerini yaptırabilir.

 

PCR testi kesin sonuç veriyor mu?

PCR virüsün kendi genetik yapısı esas alınarak çalışıldığından, sonucun pozitif çıkması durumunda kişinin aktif COVID-19 enfeksiyonu olduğuna dair kesin tanı konabilir. Ancak sonucun negatif çıkması durumunda kişinin aktif COVID-19 enfeksiyonu olmadığında dair kesin tanı konulamaz. Bunun sebebi, hatalı negatif sonuca neden olabilecek bazı koşullardır. Bu koşullara örnek olarak sürüntünün tam doğru örneklenememesi, virüsün mukozadan uzaklaşması ve bu nedenle alınan örnekte aktif olarak var olmaması verilebilir. Bu nedenle, hastaneler semptom gösteren ancak sonucu negatif çıkan kişilerde testi iki gün sonra yineleme yoluna gidebilmektedirler.

Ayrıca, PCR test sonucu negatif olan bir kişinin, test için örnek verdikten sonra COVID-19 virüsü ile karşılaşmış olması da olasılıklar arasındadır. Bu nedenle sonuç alındığı sırada kişinin kesinlikle pozitif olmadığı garanti değildir.

Özetle PCR testi, semptom gösteren bir kişide COVID-19 olduğunun anlaşılması açısından değerli olsa da, negatif sonuç bize kişide kesinlikle COVID-19 olmadığını söyleyemez.

 

Herhangi bir semptom göstermiyorum. COVID-19 testi yaptırmalı mıyım?

Kişi semptom göstermiyorsa, bundan iki anlam çıkarabiliriz:

  1. Kişi virüsle hiç karşılaşmamış
  2. Kişi virüsü almış, bu nedenle bağışıklık sistemi aktifleşmiş ve virüsle savaşmaya başlamış

Mevcut durumda hiçbir test bize birinci maddeyle ilgili kesin bilgi vermez. Ancak kişinin bağışıklık sisteminin COVID-19 virüsüne karşı aktif olup olmadığını antikor testleri ile anlayabiliriz. Sağlık Bakanlığı gelen talebe cevap verebilmek adına özel laboratuvarların herkese antikor testi çalışmasına onay vermiştir.

 

Konvansiyonel aşılar (Sinovac, Sputnik, vb.) ve mRNA aşıları (BioNTech, Moderna, AstraZeneca, vb.) arasındaki fark nedir?

2019 yılı sonlarında SARS Cov-2 enfeksiyonu tüm dünyayı tehdit altına aldığında, dünya tıbbı ölüm oranlarını hızla düşürmek için çaba sarf etti. Virüsün davranışı, yapısı ve etkilerini tanımlamak için çalışmalar sürerken, ilk önlem, konvansiyonel aşılama yöntemleri ile uygulandı. Sinovac, Sputnik gibi aşı üreticileri inaktif virüsün kişiye verilmesi olarak bilinen konvansiyonel aşıları hazırlayıp hızla kullanıma başladılar.

Sinovac, Sputnik gibi konvansiyonel aşıların temel etki mekanizması, virüsün biyolojik yapısında bulunan tüm proteinlere karşı total antikor oluşturmak şeklindedir. Bu aşıların etkisinin düşük olduğu, devamlılığı ve koruma gücü tartışmalı olmasında rağmen, aşılar ölüm oranlarını azaltmak ve hastalığın hızını yavaşlatmak konusunda etkili olmuştur. İnaktif virüs için vücutta oluşan antikorların etkisi, aktif virüsle karşılaşarak hastalıkla savaşmış ve geçirmiş olan kişilerin bağışıklık cevabı ile aşağı yukarı aynıdır.

Aşı çalışmaları devam ederken, Türk Bilim insanları Özlem Türeci ve Uğur Şahin’in kurduğu BioNTech firmasından iyi haber gelmiştir. BioNTech’te çalışan Polonya asıllı Katalin Karinko adlı Biyokimya Uzmanı mRNA mekanizması ile etki eden yeni bir aşı geliştirmiştir. mRNA aşıları, virüsün biyolojik yapısında bulunan tüm proteinlere karşı total antikor oluşturulmasını sağlayan konvansiyonel aşılardan farklı olarak, virüsün yalnızca Spike(Taç) adlı organelinin üzerindeki proteine karşı antikor oluşturulmasını sağlar. Spike organeli, virüsün akciğer hücresine bağlanarak, orada çoğalmasını sağlayan bir anahtar gibidir. Bu anahtar virüsün elinden alındığında, virüs akciğere bağlanamaz, böylece hücreye giremez. Hücreye giremez ise çoğalamaz. Bu sayede, virüs kişiyi hasta etmeden, kişinin virüsle savaşmasına gerek kalmadan , yok edilmiş olur. Bu gelişmelerle birlikte, tıp sektörü de virüsün hücreye girişini engellemek için nasıl bir korunma sistemimiz olması gerektiği konusu üzerinde yoğunlaşmıştır. BioNTech, ve onu takip eden Moderna ve Astra Zeneca firmalarının aşıları bu doğrultuda bahsedilen mRNA mekanizması ile etki edecek şekilde tasarlanmıştır.

 

Hangi antikor testini yaptırmam daha doğru olur?

Virüsün tanınması ve aşı geliştirmeye yönelik çalışmalar hızla devam ederken, laboratuvarda da hastalığı geçirmiş kişilerde antikorların tespit edilmesi için tanı çalışmaları sürekli olarak değişmiş ve gelişmiştir. COVID-19 için şu an dünyada çalışılabilen antikor testleri IgA, IgM, IgG ve Spike antikor testleridir. Kişi kendi durumuna göre, talebi doğrultusunda bu antikor testlerinden istediğini, ya da hepsini aynı anda yaptırabilir. Laboratuvarımızda şu an Covid-19 antikor testlerinin tümü çalışılmaktadır.

Kişinin virüsle karşılaşıp karşılaşmadığının tespiti ve hastalığı geçirmiş olan kişilerdeki antikor düzeyleri bilinen Elisa yöntemleri ile saptanabilmektedir. Elisa yöntemleri enfeksiyonun farklı dönemlerinde sentezlenen IgA, IgM ve IgG türü antikorları ile ölçümleyerek tanı sağlamaktadır.

mRNA mekanizmasına sahip aşıların keşfinden sonra, laboratuvar tanı yöntemlerinde de yenilikler gözlemlenmiştir. mRNA aşısı olan kişilerin, aşıların yukarıda açıklamaya çalıştığımız farklı yapıları nedeniyle total antikor yerine Spike proteine karşı antikor oluşturmaları beklenmektedir. Bu nedenle laboratuvar kiti üreticileri total antikorların hızlı ve sağlıklı olarak saptanmasına yönelik kitlerin yanı sıra, sadece Spike antikor düzeyini saptayan kitler üretmeye de yönelmişlerdir. Laboratuvarımız da bu gelişmeden sonra, tüm dünyada olduğu gibi, Spike antikor tespit etmek için gerekli kitler ile çalışmaya başlamıştır. Ülkemizde de, Biontech aşısının da uygulamaya girmesi ile Spike antikor düzeyleri de önem kazanmıştır. Ancak ilk olarak Sinovac aşısı uygulanmış olması nedeniyle, total antikor testi gündemini korumaya devam etmektedir.

Covid hastalığı geçirmediyseniz ve/veya sadece mRNA aşısı oldu iseniz (Biontech, Moderna, Astra Zeneca, vb.), vücudunuzda total antikor oluşması beklenmeyeceğinden, size total antikor çalışılması anlamlı değildir. Sadece Spike antikor çalışılması antikor düzeyleriniz konusunda bilgi verecektir.

Covid hastalığını geçirdiyseniz ve/veya konvansiyonel bir aşı oldu iseniz (Sinovac, Sputnik, vb.), vücudunda total antikor oluşması beklenir. Bu nedenle total antikor testi antikor düzeyinizin takibi açısından yararlıdır. Bunun yanında, Spike antikorlar da total antikorların bir parçası olduğundan, Spike antikor testi de çalıştırabilirsiniz. Spike antikorları,  virüsün hücreye giriş bariyeri oluşturmuş olduğuna işaret edeceğinden, koruma açısından da yararlı bilgi verecektir. Ancak, Spike antikorunuz genel antikorunuza göre belli oranda düşük görünebilir. Bu düşüklük hastalarımızda korunma oranına dair şüpheye neden olsa da, sonuçların koruma hakkında bilgi verdiğini söyleyebiliriz.

Total antikor testi ile ilgili dünya çapında yapılan araştırmalar doğrultusunda bugün bildiklerimiz aşağıdakilerle sınırlıdır:

  • IgA antikorlar özellikle ağız, burun, mide barsak duvarları, solunum yolları gibi bölgelerde salgı içinde bulunur. Virüsle ilk karşılaşan ve virüs daha kana karışmadan virüsle savaşmaya başlayan antikorlardır. Eğer ağız veya burun gibi salgı üreten bir organda virüs enfeksiyonu söz konusuysa, vücut bağışıklık sistemi cevabı IgA ile başlar.
  • IgM antikorları virüs vücuda girdikten sonra devam eden günlerde daha büyük bağışıklık oluşturmak üzere oluşan, IgA’dan sonra virüse karşı ikinci cevap veren antikorlardır.
  • IgG antikorları IgM’yi takiben, veya bazen de beraber olmak üzere oluşan, kanda daha uzun süre yüksek kalan ve böylece kişiye daha uzun süre koruma sağlayan antikorlardır. IgG artık vücudun o virüse karşı bir savunma sistemi geliştiğini gösterir. Daha önce araştırılan hastalıklarla ilgili bilgilerimiz doğrultusunda, IgG antikorlarının aşı gibi uzun süre, hatta ömür boyu korunabildiğini biliyoruz. Ancak Covid-19 IgG antikorlarının ne kadar süreyle kanda yüksek kaldığı ve miktarının ikinci enfeksiyonunu korumak için yeterli olup olmadığı henüz bilinmemektedir.

Eğer virüs düşük dozda ise, henüz vücuda girmeden IgA antikorları tarafından yok edilmesi söz konusu olabilir. Ancak virüs yüksek dozlarda ise, IgA antikorlarının gücü enfeksiyonu engellemeye yetmeyebilir. Bu durumda öncelikle IgM ve sonra da IgG antikorlarının kanda yükseklikleri saptanır.

Özetle, vücut virüsle karşılaştıktan sonra:

  • İlk cevap IgA
  • İkinci cevap IgM,
  • En son cevap ve en uzun süre yüksek kalan IgG’dir.

 

Sinovac aşısı oldum. Spike antikorum neden düşük çıkıyor?

Covid hastalığını geçirdiyseniz ve/veya konvansiyonel bir aşı oldu iseniz (Sinovac, Sputnik, vb.), vücudunda total antikor oluşması beklenir. Spike antikorlar total antikorların bir parçası olduğundan genel antikorunuza göre belli oranda düşük görünebilir (Spike ve total antikor arasındaki farkı anlamak için lütfen yukarıdaki soruların cevaplarını da okuyun). Bu düşüklük hastalarımızda korunma oranına dair şüpheye neden olsa da, Spike antikorların varlığı virüsün hücreye giriş bariyeri oluşturmuş olduğuna işaret edeceğinden, sonuçların koruma hakkında bilgi verdiğini söyleyebiliriz.

 

Antikorum pozitif çıktı. Virüsten korunuyor muyum?

Laboratuvarımıza en sık yöneltilen sorulardan biri antikor değerlerin nasıl yorumlanacağı konusudur.

Dünya çapında araştırmalar devam etmektedir, ancak mevcut durumda korumanın hangi düzeydeki antikorlarla tam olarak sağlandığı konusunda kesin bir araştırma bilgisi maalesef henüz yoktur.

Total antikor testlerinden herhangi birinin sonucunun pozitif çıkması bize kişinin virüsle daha önce karşılaştığını (hastalık geçirmesi nedeniyle, veya konvansiyonel aşı ile inaktif virüsü alarak) gösterir.

Spike antikorun pozitif çıkması bize kişinin mRNA aşısı olduğunu, veya virüsle daha önce karşılaştığını gösterebilir.

Antikor test sonuçlarının negatif çıkması kişinin virüsle kesinlikle karşılaşmadığı anlamına gelmez. Alınan örneklemin kalitesi, kişinin virüsle karşılaşma zamanı, kişinin kendi bağışıklık sisteminin virüse cevap süresi gibi faktörler kişi virüsle karşılaşmış olmasına rağmen negatif sonuç alınmasına neden olabilir.

Bilinen birçok virüs için yıllardır yapılan çalışmalar antikorların sağladığı korumanın devam süresi konusunda yeterli bilgiye ulaşmamızı sağlamıştır. Ancak COVID-19 enfeksiyonu için bu konudaki bilimsel veriler henüz yetersizdir. Bu nedenle antikor testi sonuçları ancak ihtimaller üzerine bilgi verebilir.

Mevcut araştırmalar bize yalnızca antikorlarının hangi sıra ve sebeplerle oluştuğunu bildirmektedir. Bu antikorlar arasındaki geçiş süreleri kişinin bağışıklık sisteminin enfeksiyona vereceği cevap ve enfeksiyonun şiddetine göre değişlik göstermektedir. Genel olarak:

  • Kişi semptomları gösterdikten 14 gün sonrasında IgG geliştiği bilinmektedir. Bu doğrultuda IgG’nin pozitif olması kişinin enfeksiyonu 14 gün veya daha öncesinde geçirildiği bilgisini gösterebilir.
  • IgA ve IgM için ise kesin gün kriterlerinden bahsetmek maalesef mümkün değildir. Ancak IgA ve IgM antikor testleri IgG’ye kıyasla 14 günden daha yakın bir tarihteki bulaşa dair bir FİKİR verebilir.
  • Salgı içinde bulunan IgA antikorları eğer saptanacak kadar yüksek oranda sentezlendiyse, bu antikorlar vücudun virüs enfeksiyonu için ilk cevabı olarak değerli bir tanı kriteridir. Kişi virüsle karşılaştıktan kısa süre sonra virüsün saptanmasına olanak sağlayabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, virüs IgA antikorları tarafından yok edilemez ise, virüs vücuda girecek, IgA antikoru bir süre sonra negatif hale gelecektir. Kişi bu aşamayı geçmiş ise, kendisine IgM veya daha sonra IgG antikor testlerinin yapılması daha doğru olacaktır.

Yukarıda bahsettiğimiz tüm testler tarama testi niteliğindedir. Şu anki durumda laboratuvarların verebileceği bilgiler bundan ibarettir.Mevcut durumda dünya çapında başka test ve kriterler bulunmamaktadır. Ancak Covid-19 araştırmaları ve verileri halen sınırlı bilgi sunabildiğinden, bu testler de kesin tanı koyulması açısından yetersiz kalmaktadır. Kişi hangi testi yaptırmak istediğine tamamen kendi kriterlerine göre karar vermelidir. Laboratuvarların bu konuda kesin bilgi veya tavsiye vermesi yukarıda açıklanan bilgiler doğrultusunda mümkün değildir.

Önemli olan, aşı olduktan veya hastalığı geçirdikten sonra, aşının yukarıda anlatılan özelliğine bağlı olarak, hangi antikoru ne düzeyde ürettiğimiz sorusuna cevap almak, testleri belirli bir süre sonra tekrar ederek düşüş olup olmadığını izlemek, varsa gerekli önlemleri almaktır. Test sonuçlarınız hastalıktan korunup korunmadığınız konusunda kesin karar verici değil, ancak yol göstericidir.

 

Akut koronavirüs tespiti için başka hangi testleri yaptırabilirim?

Akut Covid-19 enfeksiyonu ile ilgili aşağıdaki parametreler de bize bilgi verebilmektedir:

  • Lenfosit sayımı: Virüse karşı azalan Immunolojik cevabı yansıtır
  • Lökositoz: Bakteriyel (süper) enfeksiyon
  • Nötrofili: Bakteriyel (süper) enfeksiyon
  • MDW Artışı: Ortalama Monosit Hücre Dağılımı artışı. Şiddetli Viral sepsis COVID-19’da saptanmıştır.
  • Trombositopeni: Tüketim artışı (DIS=Dissemine Koagülopati), Protein S ve C eksikliği, kan damarlarındaki yaygın pıhtı oluşumu
  • CRP: Karaciğerde enfeksiyona bağlı olarak hızla yükselen alarm proteini
  • Prokalsitonin: Bakteriel (süper) enfeksiyon. Bakteriyel ve virütik enfeksiyonun ayırıcı tanısıdır.
  • LDH: Pulmoner hasar ve/veya yaygın organ hasar
  • AST, ALT: Karaciğer hasarı ve/veya yaygın organ hasarı
  • Bilirubin: Karaciğer hasarı
  • Kreatinin: Böbrek hasarı
  • Kardiak Troponinler: Kardiak hasar
  • Albumin: Karaciğer fonksiyonlarındaki bozukluk
  • PTZ: Kan pıhtılaşması aktivasyonu ve/veya dissemine koagülopati
  • D-Dimer: Kan pıhtılaşması artışı ve/veya dissemine intravasküler koagülasyon
  • Interlökin 6

Daha fazla bilgi için bize 444 3 929 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

 

Ne zaman COVID-19 testi yaptırmalıyım?

Eğer hiçbir belirti göstermiyorsanız ve virüse maruz kalıp kalmadığınız dan emin değilseniz, henüz test yaptırmanıza gerek yok. Ama virüse maruz kaldığınızdan şüpheleniyorsanız kendinizi 14 gün boyunca izole ederek diğer kişilerde görüşmekten kaçınmanızda yarar var. Bu süre içerisinde aynı zamanda kendinizi aşağıdaki COVID-19 semptomları için sürekli olarak takip etmelisiniz:

  • Ateş
  • Ateş benzeri üşüme ve/veya terleme
  • Öksürük
  • Nefes alıp verirken hafif veya orta derecede zorlanma
  • Boğaz ağrısı
  • Kas veya eklem ağrıları
  • Kusma veya ishal
  • Koku veya tat algısında yeni gelişen kayıplar

Eğer 14 gün sonunda bu belirtilerden herhangi birini göstermiyorsanız test yaptırmanıza gerek yok.

Bu belirtileden herhangi birini gösteriyorsanız bir sonraki adım, aynı nezle veya grip olduğunuzda yapacağınız gibi, test yaptırmak için size en yakın sağlık kuruluşu ile iletişime geçmek.

Hafif seyreden belirtileriniz var ise, yaşlılar gibi daha yüksek risk grubundaki kişiler ile yakın temas halindeyseniz, veya kendiniz bu kişilerden biriyseniz, test yaptırma talebinde bulunmanız özellikle önemlidir. Ancak belirtileriniz hafifse, ve hassas gruplar ile temasınız yoksa veya kendiniz bu gruplar içinde değilseniz, sağlık kuruluşunuzun sizi test yaptırmanıza gerek olmadığı şeklinde yönlendirebileceğinin bilincinde olmanız önemlidir. Bu özellikle test talebinin fazla olduğu ve yerel laboratuvarların yüksek riskli vakalara odaklanması gerektiği durumlarda başınıza gelebilir. Eğer bu tür bir yönlendirme alırsanız endişelenmenize gerek yok. Hafif COVID-19 belirtileri gösteren birçok kişi evde herhangi bir tıbbi müdahaleye gerek duymadan kendi kendilerine iyileşebilir. Yine de, iyileşene kadar başkaları ile temastan kaçınmanız önemlidir. Eğer belirtileriniz kötüye giderse sağlık kuruluşunuzu mutlaka bilgilendirin.

COVID-19 teşhisi konmuş biri ile yakın temas içerisinde bulunduysanız, herhangi bir belirti göstermiyor olsanız bile bu, sağlık kurumunuza test talebinde bulunmanız gereken durumlardan bir tanesidir. Çünkü, COVID-19 hastaları ile temasta bulunmuş kişilerin erken test edilmesi belirtiler gösterilmeden önce veya sonra hastalığın yayılmasını önlemek adına oldukça önemlidir.

 

Hastalarınızın güvenliği için hangi önlemleri alıyorsunuz?

  • Laboratuvarımızda PCR testi için numune alımı özel izole bölümde, rutin hastalar ve laboratuvar iç ortamı ile ilişkisi olmayacak şekilde yapılmaktadır. Hasta girişleri laboratuvarımıza başvuran diğer hastalarımızın güvenliğini sağlamak adına laboratuvara dışarıdan bağlantılı olacak şekilde organize edilmiştir.
  • Numunenin alındığı bölüm her hastadan önce ve sonra dezenfekte edilmekte, ve sadece belli saat aralıklarında numune alınmaktadır.
  • İşletmemiz sertifikalı kuruluşlar tarafından sürekli dezenfekte edilmektedir
  • Başvurular termal kamera kontrolü ile alınmaktadır
  • Tüm ortamlar el ve vücut hijyeni için gerekli malzemeler ile donatılmıştır.

 

Koronavirüs ile ilgili diğer tüm bilinenler

Koronavirüs nedir, nasıl bulaşır, belirtileri nelerdir, tedavisi var mı, virüsten nasıl korunabiliriz, maske takmak virüsü gerçekten engelliyor mu sorularına bu sayfada yanıt verdik. Lütfen sayfayı ziyaret etmek için buraya tıklayın.

 

Kaynaklar:

  1. Laboratory Abnormalities in Clinical Chemistry and Laboratory Medicine Patients with COV-2019 Infection, Guiseppe Lippi & Mario Plebani
  2. The Critical Role of Laboratory Medicine During Coronavirus Disease 2019 (COVID-19) and Other Viral Outbreaks, Guiseppe Lippi & Mario Plebani
  3. AACC web sitesi

AACC kimdir?

AACC (American Association of Clinical Chemists / Amerikan Klinik Biyokimya Derneği) dünya çapında laboratuvar standardı uygulamalarını, yeni bilimsel verileri toplamayı, yeni test ve klinik bulguları güncel olarak dünya çapında paylaşmayı ilke edinmiş, her yıl Amerika’da çeşitli kongreler düzenleyen, kit ve cihaz bilgilerini, üretimlerini dünya katılımcılarına yerinde tanıtan, konuların yetkilisi olan bilim adamlarıyla konferanslar, toplantı ve çalıştaylar düzenleyen, yeni yayınları sergileyen tartışan  ve öğrenci, eğitimci eğitimlerini organize eden bir kuruluştur.